Köklerinden Güç Alan
Bir Zeytinyağı Markası

İlkyeşil, köklerini Akhisar’ın binlerce yıllık zeytin kültüründen alan, kaliteyi, doğallığı ve geçmişin bilgisini şişeye taşıyan bir zeytinyağı markasıdır.

Markamızın kalbinde, yalnızca coğrafi bir bölge değil, bir miras yatar. Sardes Antik Kenti’nin gölgesinde yetişen zeytin ağaçları, bölgenin tarihsel derinliğini ve tarımsal zenginliğini temsil eder. Bu topraklar, 1650 yıllık ağaçların gölgesinde yeşermiş, sayısız kuşağın emeğine tanıklık etmiştir.

İlkyeşil, bu eşsiz coğrafyada yetişen ve sadece Akhisar’a özgü olan Domat zeytinlerinden elde edilir. Akhisar’da yer alan 14 milyon ağacın içinden seçilen zeytinler, yüksek polifenol değerine sahip, iri ve aromatik meyvelerdir. Zeytinlerimiz, soğuk sıkım ve geleneksel taş baskı yöntemleriyle işlenir; böylece doğallık, besin değeri ve gerçek lezzet korunur.

Her şişe, modern üretim standartlarıyla tasarlanmış Tahta Başlı Pourer Mantar Tıpalı özel ambalajlarda sunulur. Bu, hem ürünün tazeliğini garanti altına alır hem de şişeyi prestijli bir hale getirir.

Ancak İlkyeşil, yalnızca bir zeytinyağı markası değildir.

Bizim için bu, bir üretim sürecinden öte; bir hafıza, bir saygı ve bir söz meselesidir.

Akhisar’da bir çocuğun toprağa bastığı ilk adımdan, bir ninenin torununa bıraktığı reçeteye, bir ustanın taş değirmende döndürdüğü emeğe kadar bu zeytinyağı, bir yaşam kültürünü temsil eder.

Logomuzdaki ağaç köklerini simgeleyen parmak izleri de bunu simgeler.

İlkyeşil, doğaya saygı duyanların, geçmişin değerini bilenlerin ve sofralarında gerçek lezzeti arayanların markasıdır.

Felsefemiz

Sağlık ve Lezzetin Dengesi

İlkyeşil, yüksek polifenol içeriği sayesinde hem damak zevkine hitap eder hem de sağlıklı yaşam arayışındaki tüketiciler için ideal bir tercihtir.

Zeytinlerimiz, soğuk sıkım yöntemiyle işlenir; böylece antioksidanlar ve besin değerleri maksimum seviyede korunur.

İlkyeşil, doğallıktan ödün vermeyen, sağlığı önceliklendiren ama lezzeti asla geri plana atmayan bir üretim felsefesiyle yola çıkar.

Gerçek Lezzetin Peşindeki Gurmeler için

İlkyeşil, sıradan bir zeytinyağı değildir.

Yalnızca özel tasarım bir şişede değil, içeriğinde saklı olan yoğun aroması, dengeli acılığı ve uzun bitişli tadıyla gurmelere hitap eder.

Domat zeytinlerinin karakteristik lezzeti, doğru sıkım teknikleri ve geleneksel işleme yöntemleriyle birleşerek sofralara fark yaratan bir ürün sunar.

Guala kapaklı özel ambalajı, bu kaliteyi tamamlayan son dokunuştur; çünkü gurmelik sadece şıklıkla değil, lezzetin niteliğiylebaşlar.

Sürdürülebilirlik Temelimizdir

İlkyeşil, yalnızca kaliteli ürün üretmeyi değil, bu üretimi doğayla uyum içinde gerçekleştirmeyi ilke edinir.

Zeytinliklerimizde sürdürülebilir tarım yöntemleri uygulanır; toprağın, suyun ve biyolojik çeşitliliğin korunması önceliğimizdir.

Her hasat, çevreye duyarlı yaklaşımla yapılır. Çünkü bizce gerçek kalite, doğaya saygı duymadan elde edilemez.

Bir Marka Değil, Bir Miras

İlkyeşil, yalnızca bir zeytinyağı markası değil; Akhisar’ın tarihini, Sardes’in taşlarını, 1650 yıllık ağaçların bilgisini bugünün sofralarına taşıyan bir kültürel mirastır.

Her damla, geçmişin değerleriyle bugünün beklentilerini buluşturur.

Bu yüzden İlkyeşil, doğallığı önemseyen, geçmişe saygı duyan ve sofralarında sadece en iyisini arayanların markasıdır.

Doğanın zarafeti, tarihin bilgeliği ve emeğin dürüstlüğü…

Hepsi bir arada. Her şişede.

İlkyeşil, yalnızca naturel sızma zeytinyağı değil; kökenin gücünü, emeğin değerini ve sofranıza güveni taşıyan bir imzadır.

İlk Hasat Zeytinler

En taze döneminde, aroma ve değerleri en yüksek halde.

Soğuk Sıkım & Filtresiz

Doğallığı ve besin değerini koruyan yöntem.

Yüksek Polifenol – Düşük Asit

315 mg/kg polifenol, 0,2 asit oranı.

Laboratuvar Onayı

Her ürün bağımsız testlerle doğrulanır.

Değerlerimiz

Kökenimize sadığız: toprağa, ağaca, köylüye ve geçmişe.

İlkyeşil için üretim, sadece verim değil, kültürel bir sadakat anlamına gelir.

  • “Yerel tohumdan şaşmayız.”
  • “Atamızdan kalan ağacı kesmeyiz, besleriz.”

Tadını değil, duygusunu satarız.

İlkyeşil’in amacı “zeytinyağını tanıtmak” değil, “bir sabahı, bir mevsimi, bir tarlayı yaşatmaktır.”

  • Her şişe bir deneyim sunar.
  • His, tat kadar değerlidir.

Ürünlerimiz makine değil, insan dokunuşu taşır.

Her şişede bir çift elin emeği, bir ailenin geçmişi, bir ustanın bilgeliği vardır.

  • Parmak izi = marka kimliği
  • “İnsan izi taşımayan zeytin, bize ait değildir.”

Hızlı tüketimin değil, yavaş ve anlamlı üretimin savunucusuyuz.

Bin yıllık ağaçlardan gelen ürün, “bugün çok satsın” diye değil, “geleceğe miras kalsın” diye şişelenir.

  • Acele etmeden, mevsimine sadık kalarak üretiriz.
  • Sürdürülebilirlik bizim için moda değil, karakterdir.

Tarladan sofraya değil, ağaçtan tüketiciye kadar her adımı göstermek bizim gururumuzdur.

O yüzden QR kodla, notla, yaprakla, videoyla anlatırız.

  • Nereden geldiğini bilmediğimiz bir şeyi, satmayız.
  • Her damla, hikâyesiyle birlikte gelir.